Can İşbakan 'Kaderimizi çizeceğiz'.

Ne yazık ki olimpiyat rüyamızı gerçekleştiremedik.

Geçiş süreci yaşayan; gelişime, sorumluluğa, değer verilmeye muhtaç takımımız Fransa karşısında  limitleri çerçevesinde elinden geleni yaptı. Ama yeterli olmadı.

Her oyuncusundan katkı alabilen bir takım Fransa... İyi bir turnuva geçirmeseler de 5-6 dakikalık iyi oyunlar onların yolunu açabildi. Öyle bir takım ki Fransa saha içi isabet bulamayıp 3 sayıda kalan Batum, 5 yıl için 120 milyon Dolar'lık kontrata imza attı. 12 oyuncusuna da sorumluluk verebiliyor Fransa ki zaten farkı da orada yarattılar: Bençten gelen oyuncularda Fransa 42-18 üstündü.

Başlarken; aklımızda net bir plan vardı. İki uzunla içerideki fizik avantajımızı kullanacağız ve savunmada içeri gömülüp Fransa'yı dışarı püskürteceğiz. Bunu çok iyi uygulayarak oyuna girdik. 5 basketimizi 5 asist üzerinden bulduk. Uzundan uzuna 3 sayı pası yaptık. İki uzunlu düzene karşın akıcı oynayıp, hareketlilikle 13-3 öne geçtik. Uzunlar 10 sayı üretti bu 5 dakikalık bölümde. Moralimiz artmış ve içeriden katkı alarak, iyi oyunla çift hanelere taşımıştık farkı. Ne var ki bu görüntüyü devam ettirmek için dışarıdan da katkı almak gerekiyordu. Ancak orada başarılı olamadık.

Fransa molasının ardından 4 dakikada 5 top kaybı yaptık; akılcılığı yitirdik. Fransa oyuna ortak olduktan sonra ikinci hamleyi yapmakta çok zorlandık. Dönem dönem öyle tıkanıklıklar yaşadık ki (nedeni önemli bir tartışma konusu olmalı) ikinci çeyrekte 6, üçüncü periyotta 4 dakika skor üretemedik. Düşünsenize 40 dakikalık bir maçın 10 dakikasında hiç sayı bulamamışız. Hal böyleyken Fransa gibi bir takımı yenmek çok zor olacaktı. 
 
Ergin Ataman her molada takımı sayıya götürecek setleri çizdi, riskleri aldı, müdahaleleri yaptı. Moral konuşmalarından çok, takımı sayıya nasıl ulaştırabileceğini düşündü. Üçüncü periyotta Cedi'nin 4 numaradan potaya gidişleri, Birkan'ın topa baskısı, adam değişmelerle oyuna ortak olduk ama son bölüme girerken dışarıdan 1/14'de kalmışken öne geçecek hamleyi yapmak mümkün değildi. 

Sonuçta 13-3 öne geçtiğimiz 5. dakikadan sonra devam eden 28 dakikada oyunun skoru 61-33'tü.

Ömer Aşık ve Semih'in toplamda 30 sayı ürettiği bir maçta faul sorununa giren Sinan top kullanmayınca, Melih dışarıdan 0/4 atınca, oyunu açacak 3 ve 4 numaradan hiç dış atış bulamayınca kazanmak kuşkusuz zordu.

Yine de, ne olursa olsun karalar bağlamamak gerek. Milli takım bir geçiş sürecinden geçiyor. Ve gelecek sezon Avrupa Şampiyonası'ndaki ev sahibi olacağız. Sorunlarımızın farkına varmalıyız.

İlk paragrafa dönelim; bu oyuncular sorumluluk almak mecburiyetinde. Özellikle Kenan Sipahi, Furkan Korkmaz, Melih Mahmutoğlu, Samet Geyik, Birkan Batuk gibi umut bağladığımız isimlerin seviyelerini yukarı çekmeleri gerekiyor. Süre ve sorumluluk almak için tüm güçlerini ortaya koymalılar. Dixon, Ömer Aşık gibi yüksek kalitede isimler mutlaka daha yüksek seviyede olmalılar.

Bir rüya sona erdi ama önümüzde bir şampiyona var, hedefler var... Bu sezon yaşanacaklar, gelecek yaz kaderimizi çizecek. Bize madalya yolunu ancak bu sezonki  doğru adımlar açacaktır.

Can İşbakan  www.basketdergisi.com

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Taner Korucu sonsuza uğurlandı.
Antalya Uluca Kent camiinde kılınan öğle namazından sonra Uluca Kent mezarlığında toprağa verildi.

Haberi Oku