EGZERSİZ, ENERJİ SİSTEMLERİ VE BESLENME
Egzersiz yaparken vücudunuz dinlenme esnasından daha fazla enerji üretmeye başlar. Peki bu enerji üretimi için ne gerekir ve bu enerjinin egzersiz sonuna kadar yetip yetmeyeceğinden nasıl emin olabiliriz? Bu sorulara cevap vermeden önce enerjinin nasıl üretildiği, enerji sistemlerinin çeşitleri ve bu sistemlerde kullanılan kaynakların bilinmesi gereklidir. Bu soruların yanıtını bilmek sporcuların beslenmeye yönelik ihtiyaçlarını anlayabilmede bize yol gösterecektir.
Enerji nedir?
Çeşitli hareketlerin yapılabilmesi için, vücuda sürekli olarak kimyasal enerji sağlanması gerekir. Enerji temel olarak yiyeceklerin vücutta oksijen ile yakılması (oksidasyonu) sonucu oluşur. Fakat enerji, yiyeceklerin bu şekilde oksidasyonu ile hemen üretilememektedir.
Besin maddelerinin içerisinde bulunan ve parçalanmaları sırasında açığa çıkan kimyasal enerji, “ATP (adenozintrifosfat)” adı verilen bir başka kimyasal bileşimi oluşturmak için kullanılır. ATP, tüm kas dokusu hücrelerinin içinde depolanır. Gerekli durumlarda ATP’nin kimyasal olarak parçalanması depolanmış enerjinin açığa çıkmasını sağlar. Bu enerji de hücrelerin büyümesi, kasların kasılması, sinir uyarısı ve salgılama gibi gerekli fizyolojik işler için kullanılır.
Enerji nasıl üretilir?
Kas hücrelerinde çok az miktarda depolanmış ATP bulunur. Bu ATP kas hareketleri için gerekli olan enerji kaynağıdır ve devamlı olarak değişik hızlarda kullanılmaktadır. Bu nedenle kullanıldığı hızda üretilerek yerine konması gerekir. ATP molekülü egzersizin türüne göre hızlı veya yavaş bir şekilde üretilmelidir. İşte egzersize devamlılığın sağlanmasında vücudun kullanabileceği üç temel enerji sistemi vardır. Bu sistemler:
- · ATP-PC veya fosfojen sistemi
- · Anaerobik veya laktik asit sistemi
- · Aerobik veya oksijen sistemi
* İlk iki sistem genel olarak anaerobik sistem olarak da bilinmektedir*
TÜBAD

