Dört Kısalı Sistem/Cem Akdağ
Basketbolda oyun temposunu yükseltmenin en önemli formüllerinden biri olan “dört kısalı sistem”i Türk basketbolunun en tecrübeli antrenörlerinden Cem Akdağ hocamız tubad.org.tr okurları için analiz ediyor.
Uzun süre on, on beş sayı farkla gerideyken dört kısaya dönerek üstünlüğü ele geçirmek hiçbir koçun kolay kolay unutacağı bir tecrübe değildir. Sıradan izleyicinin bile görebildiği bu hamle, eminim birçok koçun felsefesini yeniden gözden geçirmesini sağlamıştır. Belki de bu yüzden son yıllarda bu tecrübeyi yaşayan üst düzey koçların bir kısmı, bahsettiğimiz taktik hamleyi artık ana stratejileri haline getiriyorlar.
AMACI NEDİR?
Aslında dört kısaya dönmenin amacı oyunun temposunu yukarıya çekmektir. Genellikle kısa süre için bile olsa bu değişiklik başarılı sonuç verebilir. Ancak belirli bir süre sonra rakip takım bu tempoya alıştıkça oyunu dengeleme ihtimali doğar. Zaten bu nedenle birçok koç bu önemli hamleyi maç sonuna saklar ve rakibe toparlanmak için zaman tanımaz.
TÜM SEZON UYGULANABİLİR Mİ?
Dört kısa ile sahada yer almak, herhangi bir maçın kısa bir periyodunda belki çok etkili olabilir ancak tüm sezon süresince bu stratejiyle yola çıkmak ciddi riskleri içerir.
İstatistiklere göre bir maçtaki hızlı hücum sayısı, her zaman set hücumu sayısından daha azdır. Rakip takım hızlı hücumlarınızı durdurmak için özel önlemler alırsa bu sayı daha da aşağı iner.
SET HÜCUMLARINIZIN ÇOK HAREKETLİ OLMASI ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?
Bu durumda set hücumlarınızın önemi artacaktır. Pozisyonlarına göre kısa ama hareketli oyuncularınız ne kadar tempolu set hücumu oynarsa oynasın, boy dezavantajınız her zaman savunmanın işini kolaylaştıracak ve sizi dış şuta bağımlı hale getirecektir.
ZİRVEYİ HEDEFLEYEN TAKIMLAR İÇİN UYGUN MU?
Belki transfer konusunda zorluk yaşayan ve kadrosu kısıtlı takımların bu yolu izlemesi ve bahsi geçen riskleri göze alması kabul edilebilir. Ancak yaşanan tecrübelere bakınca geniş imkânlarla donatılmış takımlar için dört kısalı sistemin uygun olduğunu söylemek bugün için oldukça zor.
ÇÖZÜM NEDİR?
Son yıllarda ”geniş” pivotların yerine bazı kesimler tarafından ”mobil” diye adlandırılan hareketli pivotların ve klasik iki numaralar yerine şut sokabilen bir numaraların tercih edilmesi, bize atletik özelliklerin boy faktörünün önüne geçmesi yönünde bir eğilim olduğunu gösteriyor. Ancak unutmayalım, dünya basketbolu ne kadar hızlansa da potalar aynı yükseklikte durmaya devam ediyor. Amerikalıların dediği gibi: “You can’t teach height.” (Boyu öğretemezsiniz). Ama uzun boylu oyunculara bir şeyler öğretmek mümkün sanırım. Bu durumda elimizde tek bir çözüm kalıyor, o da uzun oyuncuları “mobil” hale getirmek”.

