Erman Kunter'den Çarpıcı Açıklamalar
Fransa’da Cholet takımının başında, geçtiğimiz sezonu çifte kupayla, bu sezonu da ikincilikle tamamlayan, aynı zamanda yıl içinde ünlü Fransız spor gazetesi L’Equipe tarafından “Yılın Basketbol Adamı” seçilen başarılı antrenörümüz Erman Kunter, tamamlanan sezonun ardından değerlendirmelerde bulundu.
Bu yaz Litvanya’da düzenlenecek 2011 Avrupa Şampiyonası’nın Türk Milli Takımı açısından çok önemli bir turnuva olacağını söyleyen Erman Kunter, “Türk Milli Takımı’nın artık dışarıda da netice alabildiğini göstermesi lazım. Bugüne kadar, ülkemiz dışında oynanan şampiyonalarda, Japonya’daki 2006 FIBA Dünya Şampiyonası haricinde istediğimiz sonuçları alamadık. Eğer önümüzdeki Avrupa Şampiyonası’nda ilk 4 içinde yer alabilirsek kendimizi tam anlamıyla ispat etmiş olacağız. Yapabileceğimiz dereceyle ilgili konuşmak için öncelikli kadroyu görmek lazım ama şunu söyleyebilirim ki Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası’nda çok daha zor bir turnuva olacak. Dünya Şampiyonası’nda zayıf takımlara karşı aktif dinlenme şansınız oluyor. Avrupa Şampiyonası’nda ise kesinlikle böyle bir şansınız olmuyor. Bana göre, biz de dahil olmak üzere sekiz takımın şampiyonluk şansı var ama bu takımlardan çeyrek finale dahi kalamayanlar olabilir” diyerek oynayacağımız şampiyonanın zorluk derecesini ortaya koydu.
Tecrübeli antrenör, yakından tanıdığı Fransa Milli Takımı ile ilgili olarak da, “Tam kadro oldukları taktirde şampiyonluk potansiyeline sahip bir takım. Ama bir arada nasıl oynayacaklarını görmek lazım. Şahsen bu kadar çok sayıda potansiyelli oyuncuyu bir araya koyduklarında iyi bir oyun oynayacaklarını zannetmiyorum. İyi takım, iyi oyunculardan çok, iyi kimyayla oluşuyor. Bu takımın kimyasını kurmak çok zor. Bu yüzden çok iyi bir netice alacaklarını düşünmüyorum” dedi.
Kunter, final mücadelesinden mağlup ayrılarak lig ikincisi olarak tamamladıkları sezonun kendileri için zor geçtiğini aktarırken, “Sezon başında yola çıkarken dengeli bir kadro kurduk ama çok talihsiz iki sakatlık yaşadık. Bu sezon ayrıca Turkish Airlines Euroleague’de de yer aldık. Birkaç maç haricinde iyi bir mücadele sergiledik ama tabii ki yıprandık. İki oyuncunun eksikliği rotasyonumuzda sorun yarattı. Yine de geçen sezondan yalnızca bir mağlubiyet fazla almış olmamız, takımda bir devamlılık olduğunu gösteriyor. Her sene çok önemli oyuncular kaybettik. Bir önceki sene iki oyuncumuz NBA’e seçildi. Bu sene normal sezonun en değerli oyuncusu seçilen Mickael Gelabale’i sezon başında Asvel aldı. Hem oyuncu yetiştiriyor hem de buralarda oynamaya çalışıyoruz. Bu sene de kazanmayı çok isterdik ama bir talihsizlik yaşadık. Programın kötü hazırlanışı bizi çok etkiledi. Final maçından önce 11 gün beklemek durumunda kaldık. Bunlar tabii ki arkasına sığınılacak bahaneler değil ama 10 aydır aralıksız oynayan bir takım bu kadar uzun süre beklediği zaman ritmini kaybediyor. Oyuncuların üzerinde hem bir baskı oluşuyor hem de fizik-kondisyon olarak geriye gidiyorlar. Sezon boyunca 10 sayı ve üzerinde oynayan 4 oyuncumuz final maçında toplam 34’de 7 ile oynadılar. Bu durum da rakibin ekstra bir savunma sergilemesinden değil, tamamen ayaklardaki patlayıcılığın kaybedilmesinden kaynaklandı" sözleriyle üst üste ikinci şampiyonluğu talihsiz bir şekilde kaçırdıklarını ifade etti.
Cholet’nin ciddi şekilde gelir yaratan bir seyirci potansiyeline sahip olduğunu da belirten Erman Kunter, “Bizim toplam 5 milyon avro civarında bir bütçemiz var ve 1 milyon avro kadarını gişeden sağlıyoruz. Bu Fransa için dahi bir rekor. Bizim haricimizdeki takımlar bütçelerinin en çok %12’lik bir kısmını böyle bir kaynaktan yaratabiliyor” dedi.
Buna rağmen toplam bütçeleri itibariyle yıldızlarını ellerinde tutmalarının imkansız olduğunu aktaran başarılı çalıştırıcı, “Finansal açıdan bu kadroyu korumamız mümkün değil. Bütçemiz dahilinde oyunculara harcayabileceğimiz para ancak 1,7 milyon avro. Yaptığımız bazı yatırımlar var. Altyapıya yılda 600-700 bin avro kaynak aktarıyoruz. Buradaki vergi sistemi de kulüplerin maaşların üzerine önemli ek ücretler ödemesine neden oluyor. Bu durumda, örneğin Sammy Mejia’ya iki sene için yapabildiğimiz toplam teklif, onun gideceği başka bir kulüpte bir yılda kazanacağından dahi az oluyor. Biz Sammy’yi tutmak istesek bütçede oyunculara ayırdığımız miktarın yarısını ona vermemiz gerekir” şeklinde konuştu.
Kunter, Cholet’deki kendi geleceğiyle ilgili olarak ise, “Sözleşmem devam ediyor ve takım için çalışmaya devam ediyorum ama profesyonel sporda ne gün ne olacağı hiç belli olmaz. Kulüp, sözleşmemi daha da uzatmak istiyor ama henüz kesinleşen bir şey yok. Ciddi bir kulüpten ciddi bir teklif gelirse değerlendirmeye alabilirim” sözlerini kullandı.
Son dönemde arka arkaya ülkemizi kazandırılan 2010 FIBA Dünya Şampiyonası, 2012 Turkish Airlines Euroleague Final Four ve 2014 FIBA Kadınlar Dünya Şampiyonası gibi organizasyonların en büyük kazanımı olarak tesisleri gördüğünü söyleyen Erman Kunter, “2010 FIBA Dünya Şampiyonası sayesinde Sinan Erdem Spor Salonu’nu kazandık. Abdi İpekçi Spor Salonu yenilendi. İzmir’de ve Ankara’da artık harika salonlarımız var. Fenerbahçe Ülker’in de salonunun tamamlanmasıyla İstanbul’da Avrupa standartlarında üç tane salonumuz olacak. Burada, Paris’te ise yalnızca bir salon var, onda da bir gün konser oluyor bir gün maç. Şimdi önemli olan, bu tesisleri kullanarak daha fazla oyuncu yetiştirmek. Oyuncu ihracını arttırmamız ve yurtdışında daha çok oyuncumuzun oynaması lazım. Yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil eden birçok oyuncumuz var. Ancak bu sayının daha da artması, Türk basketbolu için daha da büyük bir kazanım olacaktır. Oyuncuların yanı sıra antrenör ve hakemlerimizin de yurtdışında daha fazla görev almaları lazım. Ancak bu şekilde daha ileriye gidebiliriz” dedi.
Erman Kunter’in ezeli rakipler Fenerbahçe Ülker ve Galatasaray Cafe Crown’ı karşı karşıya getiren Beko Basketbol Ligi final serisiyle ilgili yorumu ise şu şekilde oldu:
“Aynı gün maçımız olduğu için son maçı seyredemedim. Fenerbahçe Ülker, seriyi 3-1’e getirmiş. Daha henüz seri bitmedi ama Galatasaray Cafe Crown’ın işi artık çok zor. Burada kutlanacak takım mutlaka Fenerbahçe Ülker olsa da başta antrenörü olmak üzere Galatasaray Cafe Crown’ı da ayrıca kutlamak lazım. Çok başarılı bir sezon geçiriyorlar. Buralara kadar gelerek büyük bir iş başardılar. Turkish Airlines Euroleague’de ön eleme oynama girişimleri de var. Takip ettiğim kadarıyla bundan sonrası için de çok iyi bir yoldalar. Fenerbahçe Ülker de aynı şekilde devam edecektir. Önümüzdeki sene de aynı final oynanabilir. Bu kulüpler artık belirli bir noktaya geldi. Bundan sonra konsantre olunması gereken konu ise seyirci sayısının arttırılması. Biz sporu seven bir milletiz ve basketbol da Türkiye’nin ikinci sporu. Kulüpler, seyirci sayılarını, dolayısıyla gişe gelirlerini arttırmaya yönelik planlar yapıp sponsorların haricinde ek gelirler yaratmalı. Salonları mutlaka %75-80 oranında doldurmamız lazım ama bedava biletle değil tabii ki. 1 Lira ise 1 Lira. Nasıl sinemaya bedava gidilemiyorsa, basketbolda da ‘büyük başkan bize otobüs kaldır’ zihniyetinin artık silinmesi lazım. Ben o otobüsü kaldırayım tabii ki ama sen de parasını vermelisin. Ayrıca okullara özel programlar uygulamak lazım. Mesela biz burada okullara otobüs yollayarak öğrencileri maçlarımıza getiriyoruz ve bilet ücretini de onlar için yarı yarıya indiriyoruz. “
Röportaj: Kemal Mardin (TBF)

