ÇETİN YILMAZ: “ÖRNEK OLMAM LAZIM”
Yorumculuk, Çetin Yılmaz için basketbolun içinde kalmasına yardımcı olan bir faktördü. Yıllarca antrenörlük yaptıktan sonra yorumculuk, Çetin hocanın basketbola başka bir gözle bakabilmesi sağladı. Yorumculukla ilgili düşüncelerini sorduğumuzda, ™İyi ki de yapmışım diyor.
Yılmaz, bir basketbol adamı olduğu için, basketbola daha fazla faydalı olacağı yerin her zaman kulüp olacağını savundu. Engin Özerhun'un ilk olarak sözlü söylediği, ardından da resmi teklifin gelmesiyle, kulüp başkanı Tuncay Özilhan ile yapılan görüşme Çetin hocanın yeni serüvenini de başlatmış oldu. Çetin hocanın yıllarca gerçekleştirmeyi istediği büyük bir hayali vardı; Final-Four yaşamak. Bu anlamda Anadolu Efes'ten gelen bu teklif hocayı fazlasıyla memnun etti ve Çetin Yılmaz bu önemli görevi kabul etti. Ufuk Sarıca ile yaptığımız röportajın ardından Çetin Yılmaz ile yeni görevi ile ilgili konuşma şansını da yakaladık.
Hocam bize şu an yürütmekte olduğunuz Teknik Koordinatörlük görevini biraz açıklar mısınız?
Öncelikle şunu belirteyim, benim buradaki görevim ne olursa olsun, bu takımın teknik ekibinin başındaki kişi başantrenördür. Anadolu Efes'te bu isim Ufuk Sarıca'dır. Biz sadece, bu teknik ekibin karşılaştığı engelleri aşmak ve ihtiyaç duyulan konularda yardım etmek için varız. Olmalıyız da. En azından bu benim düşüncem. Benim görevimde olan başka kişiler de böyle olmalı. Burada benim ve Aydın Örs'ün doğru ve dürüstçe performans gösterip diğer kişilere örnek olmamız lazım. Bu nokta, çok önemli ve hassas bir nokta. Türk basketboluna böyle bir pozisyonu kazandırmamız lazım. Bu anlamda benim ve Aydın ağabeyin başka bir sorumluluğa daha sahip olduğumuzu düşünüyorum. Çünkü bu pozisyon doğru kullanılmaz ise çok negatif etkileri de olabilir. Bu anlamda kimse kavram kargaşası yaratmamalı. Çünkü etik olarak bizim burada örnek olmamız gerek.
Fenerbahçe ve Ülkerspor ile yıllarca Efes Pilsen'e rakip oldunuz. Şimdi ise Teknik Koordinatör olarak Anadolu Efes'te görev yapıyorsunuz. Uzun yıllar rakip olarak karşınızda bulunan kulüpte görev yapıyor olmak nasıl bir duygu?
Yıllarca rakip olarak gördüğün kulüpte, bugün böyle bir pozisyonda görev almak çok değişik bir duygu. Buraya geldiğim andan itibaren, buranın yapısıyla, bugüne kadarki birikimimi birleştirip, güzel bir katkı sağlamaya çalışıyorum. Bu, benim için de, Anadolu Efes için de değişik bir durum. Yıllarca Efes Pilsen'e karşı finallerde mücadele ettim, kazandığımda da kaybettiğimde de her zaman saygıyla bahsettim. Demek ki yıllarca bu saygı Anadolu Efes tarafından da takdir görüldü ki bugün burada beni bu göreve getirdiler. Soyunma odasında hiç bir oyuncuma bugüne kadar ™hadi gidin dağıtım şu takımı∫ diye bir söz söylemedim. Oyuncularım da soyunma odasında bana böyle bir şey söylemedi. Hatta bir final maçı hatırlıyorum, maç bittiğinde mikrofon uzatıldığında şampiyon oldunuz hocam düşünceleriniz neler diye sorduklarında, ™Bu şampiyonluğun büyüklüğünün rakibimizden kaynaklandığın düşünüyorum. Efes Pilsen o kadar büyük bir kulüp ki onları yendiğimizde şampiyonluğumuzun anlamı daha büyük oluyor∫ şeklinde cevap vermiştim. Benim bakış açım her zaman bu boyutta oldu. Engin Özerhun bana bu konuda çok yardımcı oluyor, O'na da teşekkürlerimi sunuyorum. Ufuk Sarıca ile çok iyi bir beraberliğimiz var. Birbirimize yardımcı oluyoruz. Kendisi benim Milli Takım'da beraber çalıştığım bir isim. Aynı zamanda Ülker'de de birlikte çalıştık. O zamanlardan beri gelen abi-kardeş ilişkimiz var. Ben buna abi-kardeş ilişkisi derim, bir başkası koordinatör-baş antrenör ilişkisi der. Burada önemli olan en önemli şey bizim çok sağlıklı bir ilişkimizin olduğudur.
Pozisyonunuz gereği maçları tribünden izliyorsunuz. Maç içinde ben olsaydım şöyle oynatırdım, ya da şu oyuncuyu alıp, şu oyuncuyu değiştirirdim düşüncesine giriyor musunuz?
Sezon başında Ufuk Sarıca çok başarılı ve yeterli görülerek bu takımın başına getirildi. Biz bunu düşündükten sonra artık bu sayfayı çevirip bu tarz düşünceler içine girmememiz gerekiyor. Benim Teknik Koordinatör olarak Ufuk Sarıca'ya sonsuz bir güvenim var. Ufuk hocanın saha içinde aldığı her türlü karar en doğru karardır. Ben de koordinatör olarak onun aldığı her kararın sonuna kadar arkasında savunucusuyumdur. Benim buradaki amacım, hocanın karşılaştığı sorunları çözüp huzurlu, güvenilir bir ortamda çalışmasını sağlamaktır. Ufuk Sarıca'nın her ihtiyaç duyduğunda ve bana danıştığında fikrimi paylaşmaktır. Ufuk hocanın yerinde olsaydım şöyle oynatırdım, böyle oynatırdım demiyorum. Hocanın maç içinde aldığı her kararın, çizip oynattığı her setin, oyunun en doğru ve en gerekli kararı olduğunu düşünüyorum.
Röportaj: Serkan ASLAN
Kaynak: 20/10 Basketbol Gazetesi


Yorumlar
Birinin soyledigi seyleri gercekten hayatinda uyguladigini bilmek mi istiyorsunuz? O nun konusmalarini seminerlerini takip edin... hep ayni seyleri soyledigini ve soyledigini yasayarak aktardigini farkedeceksiniz .
Turk basketboluna ve biz antrenor adaylarina katkilariniz odenemez... Tesekkurler!
Sevgilerimle...
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.