Milli Takım:
Zeynepgül Onay Ene 'TRTSPOR'a açıklamalarda bulundu.
 A Milli Kadın Takım Menajeri Zeynep Gül Ene, TRT Spor’da yayınlanan Hava Atışı programına konuk oldu.

Zeynep Özdemir ve Ayşegül Kazmaz’ın sorularını yanıtlayan Zeynep Gül Ene’nin öne çıkan başlıkları şu şekilde:

Milli Görevin Bir Parçası Olmak Heyecan Verici
“Eleme maçları sonrasında Arzu Özyiğit’in görevden ayrılması ve federasyon seçimi sonrasında yeni bir ekip göreve başladı. Benimle birlikte birkaç aday olduğunu ve görüşmek istediklerini söylediler. Milli görevin bir parçası olmak çok heyecan verici. Oyunculuğumuzdan bu yana severek yaptığımız bir şey... Yeni ekibin basketbol bilgisi ve donanımı tartışılmaz... Basketbol donanımı dışında da en iyilerle çalışmak isteyen bir ekip olduğunu ve sinerjiyle çok güzel işler olacağını gördüm. Bu işi geçmişte çok iyi yapan arkadaşlarım var. Bunların hepsi belki çok daha zor koşullarda önemli işler yaptılar. Ama bugün bu noktada federasyonun istediği, vizyon getirmek. Kadın basketboluyla ilgili bir vizyon ve artı değer katmak istediler... Basketbolu ne kadar iyi oynarsanız oynayın ne kadar topu iyi sokarsanız sokun, yönetim tarafında bu işin sorularını çözebilmek için çözümleriniz olmalı. Bana bu yaklaşımla gelinince, hedeflerimizin örtüştüğünü gördük.”

Basketbolumuz Çok Gelişti
“Kendimi zaman makinasına binmiş gibi hissediyorum. Ülkemizde 1980’li yıllarda deplasmanlı kadınlar basketbol ligi yoktu. 1983-84 sezonunda lig başladı ve o günlerden bugüne olimpiyat oynayan madalya kovalayan bir sürecin hem aktörü hem de tanığı oldum. 35-36 senelik bir süreç bu… Ne kadar yatırım yaparsanız o kadar karşılığını alıyorsunuz. Her şeyde belli bir kilometreyi yapmak zorundasınız. Pes etmeden devam etmelisiniz ki bunun sonuçlarını alabilesiniz. Basketbolu genç yaşta bıraktım ve antrenörlüğe başladım. O dönem federasyonun altyapı milli takımlarına yönelik güzel projeler oldu. Erdinç Talu, Jülide Sonat ve Murat Yosmaoğlu’ndan olan ekip bir yola çıktık ve projeler şekillendi…”

Hiçbir Şey Bir Günde Olmuyor
“Bir şeylerin olacağını hayal edemiyorsunuz. 1987 yılına kadar kadın milli takımı yoktu. Biz hayal bile edemiyorduk… ‘Milli Takım kuruluyor’ diye haber geldi… Bir şeyler yavaş yavaş oluyor… Avrupa kupasında 1.turda rakipten sürekli fark yiyip geri dönerdik. Şimdi bir yol kat ediyorsunuz ve bir şeylerin de olduğunu görüyorsunuz. Bunlar bir günde olmuyor. Kulüpleri de unutmamak lazım. Beşiktaş’ın kadın basketbolunun ayağa kalkmasında emeği çok büyüktür. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin büyük yatırımlar yapması da bu işin bu noktaya gelmesinde çok önemli rol oynamıştır.”

Milli Takımımızda Hedef; Madalya
“Artık hiçbir kadın milli basketbol takımının hedefi madalyadan aşağı olmamalıdır. Kadın Milli Takımı olarak ilk 2005 yılında ilk kez Avrupa Şampiyonası’na katıldık. Kendimize yer bulmakla ve tecrübe edinmekle geçen bir sürecimiz oldu. 2011 yılında ilk madalya geldi… Şimdi ne bu, ne de bundan sonraki milli takımlarımızın hedefi bundan daha düşük olmamalı... İlk 5 içerisinde kalmak da çok değerli. 80’li yıllardaki jenerasyonla bu başarılar geldi. Bir madalya kazansak bunu anlarım... Ama 2011 yılından bu yana hemen her şampiyonada madalya alan ya da kıyısından dönen bir milli takım performansından bahsediyoruz. Madalya çok önemli ama ilk 5 içerisinde olmak da değerli.”

Kulüpler ve Oyuncular Kendilerine Yatırım Yapmak Zorunda
“Mutlaka milli takım düzeyinde de eksikler var. Ama altyapı milli takımlarımızda çok emek vermiş Aziz Akkaya’ya emanet... Onun da iyi bir vizyonu ve projelerinin olduğunu biliyorum. Kendisiyle sürekli konuşuyoruz. Erkek basketbolundan farklı olarak; yukarıdaki başarıları altyapılarda da görmek istiyoruz. Oyuncuyu yetiştirmek ve orada başarıyı kazanacak başarıya ulaştırmak kulüplerin işi... Önümüzdeki sezondan itibaren iki Türk oyuncu sahada yer alacak, hem kulüpler hem de oyuncular kendilerine yatırım yapmak zorundalar. Milli takım bir yana; bugün ülkemizde kadın basketbolu Anadolu’ya yayılıyor. İl ve ilçelerde kadın basketbolu oynanıyor. Ama bu kulüplerin altyapılarının zayıf ya da hiç olmadığını görüyoruz... Tüm kulüplerimizin altyapı kurması ya da faal olması gerekiyor. Çünkü bizim yetenek sıkıntımız yok ve bu çocukları yetiştirecek, milli takımlara hazırlayacak sistemin kurulması ve bilginin aktarılması gerekiyor.”

Altyapıya Destek Vermeliyiz
“Bir şehirde, bir ilçede mesela; Bellona AGÜ’nün kuruluşu ya da Bodrum’da Kırçiçeği Bodrum’un Becker Spor’un yukarıya yatırım yapışı gibi bu heyecanı yaratıp, altyapıdaki yapılanmayı teşvik etmek lazım. Ya da Rize’de bir öğretmenin, kız çocukları toplayıp altyapılarda yakalamış olduğu başarılar var. Rize’den milli takıma gelen oyuncumuz var… Bu tip örnekleri de yakalamamız lazım.”

Kadınlarımız Kendilerine Hedef Koymalı
“Kadının, kız çocuklarının basketbolda, sporda var olabilmesi için de projeler üretmek gerekiyor. Kız çocukları hakemliği de antrenörlüğü de düşünmeliler… Ülkemizde yavaş yavaş kadınların kendilerine antrenör, yönetici ve hakem olmak için hedef koymaları gerekiyor.”

Kadınlarımızın Motivasyonu İçin Karar Olumlu
“Kulüplerin hedefleri, yapılanmaları ve yatırımlarına çok saygı duyuyorum. Açıkçası yüksek hedefleri olan takımların yüksek bütçelerinin de olması gerekiyor. Bir şekilde 3+1 sisteminde de 4 yabancı oyuncu kadroda bulunabiliyor. Şu anda da 4 yabancı oynuyor ama 6-7 tane de kadroda yabancı oyuncusu olan kulüpler var. Kulüpler için çok radikal bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum. Ama milli takımlar için orta ve uzun vadede çok büyük bir değişiklik. Yeni yönetimin bu kararı hızlıca almış olması, kızlarımızın ve kadınlarımızın motivasyonu ve devamlılığı açısından çok olumlu bir karar.”

Oyuncularımız Sorumluluk Almalı
“Bizim, son milli takım kadrosundaki oyuncularımızın ligde ve Avrupa’da aldığı süreleri inceledim. En az süre alan oyuncumuzun ligdeki ortalaması 12–13 dakika civarında. Baktığımızda milli takım oyuncularının aldığı sürelerin çok da kötü olmadığını görüyoruz. Buradaki kritik nokta şu; Avrupa maçı oynamak ve orada sorumluluk alan oyuncu olmak… 20-25 dakikalık süre de bir gösterge değil... Rol oyuncusu konumunda 25 dakika alıyorsanız, bunun milli takıma yansıması pozitif olmuyor. Oyunda karar veren oyuncu olarak, 15-20 dakika bile süre alsanız bile yine pozitif yansıyacaktır. Işıl, Birsel, Şaziye, Nevriye… Bu oyuncular hep sorumluluk alan oyuncular oldular… Şimdi yeni jenerasyondaki isimlerin de aynı sorumluluğu alması lazım.”

Üst Sıralara Oynayan Kulüp Sayımız Arttı
“Ligin tamamlanmasına az bir süre kaldı... 6. ile 10. takım arasında play-off’a kalma anlamında galibiyet sayıları çok yakın. Yer kapma ve play-off mücadelesinin çetin ve keyifli geçeceğini düşünüyorum. Oranın keyifli geçeceğini düşünüyorum. Son üç sırada, yatırımını ona göre yapmış ve ligde kalma mücadelesi veren takımımız var. Bu yıl, geçen yıllara göre yukarıda oynayan takımların sayısı da arttı. Bu durum milli takıma da olumlu yansıyacaktır. Ligin kaliteli olmasının sonucu da olumlu olacaktır. Türkiye Kupası ve Avrupa’da önemli maçlar olacak, tek isteğimiz oyuncularımızın sakatlanmadan bu süreci en iyi şekilde geçirmeleri..”
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

A milli takım İsrail'den iki galibiyetle...
Ay Yıldızlılarımız, turnuvanın ilk gününde ise Slovenya ile karşılaşırken, maçtan 86-84 galibiyetle...

Haberi Oku