Röportajlar:
Aydın Örs: `Ömer Aşık`ı ben de alırdım`

Geçen yıl sezon başında herkes beni, ‘Böyle takım mı kurulur, bu takımdan hiçbir şey olmaz’ diye eleştiriyordu. Açıkçası biz bu sıkıntıyı ilk bir iki ayda yaşadık. Takımdaki roller belirleninceye kadar zorlandık. Herkes bilir ki kim ilk 5 başlayacak, kısa adamın ilk alternatifi kimdir, uzun oyuncu çıktığında yerine kim girecek, bunlar çok önemlidir, Avrupa`da da, NBA`de de önemlidir. Ama sakatlıklar, ardından Mirsad`ın uzun süre cezalı olması, yeni kurulan bir ekipte yıldız isimlerin oyun karakterlerini tanımak zaman aldı. Tüm bu etkenler de bizim Avrupa`da peş peşe maçlar kaybetmemize neden oldu. Pau Orthez, Aris maçları var ki, bu maçlardan galip çıkmamız gerekiyordu olmadı, ardından Napoli maçı oynadık, çok kritik bir karşılaşmaydı, onda da Ömer Onan hastalandı ki, bizim takımımız için çok önemli bir parça haline gelmişti. İkinci yarıda çok iyi mücadele ettik, galibiyetler aldık, Zalgiris, Benetton, Barcelona gibi takımları devirdik, yani tam form tutup 5 galibiyet aldık ama yetmedi, sezon bitti.

* Semih Erden sakatlanınca, Ömer Aşık müthiş bir performans gösterdiği Alpella`dan Fenerbahçe Ülker`e alındı. Sizce bu doğru muydu, Ömer`in yükselişini etkiler mi?

Yapılan hareket bence çok doğruydu. Açıkçası ben de olsam bu hakkımı kullanırdım. Çünkü Alpella bunun için var, derece yapmak için değil, oyuncuları hazır tutmak için kuruldu. İhtiyaç varsa da o oyuncu mutlaka alınır. Çok kritik maçlar oynanıyor ve burada hiçbir şey şansa bırakılamaz. Sonuçta Alpella ve Pertevniyal gibi kulüpler yarışmacı kulüpler değil. Bunun dikkate alınması gerekir.

* Bu sezon ligin durumunu nasıl görüyorsunuz?

1993-94 sezonundan itibaren Türkiye Ligi gittikçe yükselen bir grafik ile çok kaliteli bir hale geldi. O sezonlarda Fenerbahçe, Efes, Ülker, Tofaş, Beşiktaş, Galatasaray, Darüşşafaka, Pınar Karşıyaka gibi iddialı takımlar kuruldu ve çok büyük oyuncular gelmeye başladı. Ancak 2001 yılında ülkemizin geçirdiği ekonomik kriz her şeyi bitirdi ve yükseliş yeniden sıfırdan başladı. Şu anda da bu yükselişin üst noktalara geldiğini düşünüyorum. Kimin kimi yeneceği belli değil, çok kaliteli oyuncular Türkiye`ye geldi.

* Bu zamana kadar sustunuz. Bu dönemde Aydın Örs neler yaptı?

Bol bol dinlendim, gazete okudum, yurt içi ve dışı seyahatler yaptım. Zaten bir karar almıştım bu sene antrenör olarak görev almayacağımı söylemiştim.

* Bundan sonra ne yapacaksınız, tekrar antrenörlüğü düşünüyor musunuz?

Sırf antrenörlük yapayım diye antrenörlük yapmam. Mutlaka basketbolun içinde olurum ama benim çalışacağım ortamda kesinlikle alt yapısıyla, üst yapısıyla uzun vadeli hedefleri bulunan bir oluşum olmalı. Yoksa gidip bir yerlerde 6-7 ay çalışmak benim terci edeceğim bir durum değil. Bunu da ilk defa açıklıyorum. Bana yurtdışından gelen teklifler de oldu. Ergin vasıtasıyla Virtus Bologna takımından teklif geldi. Bundan bir ay önce coach değişikliği yaptılar ve Sakota’yı takımın başına getirmeden önce beni istediler. Yani Türkiye’den bir takım olmuş, yurt dışından bir takım olmuş, bu benim için çok önemli değil. Geçmişte de hatırlıyorum. Ben Efes’ten ayrıldıktan sonra, Çetin Hoca da Ülker’den ayrıldı, aynı gün Ülker beni istedi, 10 gün sonra Repesa Tofaş’tan ayrıldı, takımın başına beni geçirmek istediler. Her ikisi de şampiyonluğa oynayan takımlardı. O zaman da kabul etmemiştim. Bu benim prensiplerimle, anlayışımla ilgili. Ben bu sene çalışmayacağımı söyledim.

* Yurtdışından teklif aldığınızı söylediniz. Yurt içinden gelecek sezonla ilgili bir teklif aldınız mı, ya da bu tarz bir konuşma oldu mu?

Hayır kesinliklikle olmadı. Zaten ben sezon ortasında bunların konuşulmasını etik bulmuyorum ve kesinlikle böyle bir şeyin içinde olmam. Hatta şunu söyleyeyim, ben bu sene maçlara bile gitmiyor evimden izliyorum. Çünkü salonlara gitmeye başladığınızda insanlar sizin hakkınızda hemen bazı yakıştırmalar yapıyor, bu da hiç hoş değil.

* Geçen yıldan aklınızda kalan en güzel şey neydi?

Tabii ki şampiyonluk. Müthiş bir ekip çalışması içinde hedefe ulaştık. Buradan tüm oyunculara tek tek teşekkür etmek istiyorum. Hepsi geçen yılki şampiyonlukta çok büyük özveride bulundu. Kambala gittikten sonra o gençlerin ortaya koyduğu mücadele gücü önemli bir şey. Biz önce oyuncu arayışına girmiştik ama bize sınıf atlatacak bir yabancı olmazsa istemiyorum demişti, onu da bulamadık ve gençlere güvendik. Semih ve Oğuz beni mahcup etmedi.

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Necip Kapanlı " Basketbolumuzun geleceğini"...
Basketfaul.com'da ki köşe yazısınında "Kaybolan jenerasyonlarla ilgili çarpıcı bir yorum getirdi.

Haberi Oku