Röportajlar:
Hayri Pelergen 'Basketfaul.com'a yazdı.
 Yazının başlığında “topuz” gibi aksiyonlu sözcükler var ama hemen heyecan yapmayın. 
 
Bu haftaki yazı oldukça “sakin”.
 
Öyle satır arasına gizlenmiş, yalnızca dikkatli gözlerin keşfedeceği eleştiri dozu yüksek göndermeler yok. 
 
Bu okuduğunuz haftalık yazılara ve değerlendirmelere yön veren unsurlara değineceğim. 
 
Kısacası neleri ölçü aldığımı paylaşacağım.
 
Yani bizim “kantarın topuzu” neyi konu alıp tartıyor onu okuyacaksınız.
 
Biraz basketbol coachluğu konusunda konuşacağız.
 
Evet, konu çok geniş; Biz kısa bir paragraf açacağız.  
 
Neden mi coachluk konuşuyoruz?
 
Basketbolun dışındaki birçok kişi basketbol coachluğunun yalnızca oyuncu seçmek, idman yaptırmak, taktik vermek gibi unsurlardan meydana geldiğini düşünüyor. 
İşin “fenası” basketbol coachları arasında da pek çoğu bu görüşü paylaşıyor. 
 
Doğal olarak bu büyük bir yanılgı. 
 
İkinci yarısı ara ermeden başlayan Bilyoner.com KBL maçlarına da değineceğiz.  

KANTAR NEYİ TARTAR? 
Liglerde görev yapan coachlar ile zaman zaman bir araya geliyoruz. 
 
Bana en çok yöneltilen sorulardan bir tanesi neden potansiyelinin altında basketbol oynayan  takımlara yazılarda yer vermediğim ya da onları “afişe etmediğim” oluyor. 
 
Çok basit bir nedeni var;
 
Benim için iki öncelik var. 
 
İlki, takım olsun, coach olsun, sporcu velisi olsun,kulüp olsun, federasyon olsun, yazıların yayınlandığı bu internet sitesi olsun basketbolun bileşenlerinin güçlü ve olumlu yanları ön plana getirmek. 
 
Sizin dikkatinize sunmak. 
 
İkincisi basketbolun yukarıda saydığım bileşenlerinin gelişmesi gereken yönlerini işaret etmek. Daha güçlenmesi gereken alanları sizin dikkatinize taşımak. Gerekirse öneride bulunmak.
 
Evet yeri geldiğinde kelimeleri özenle sivrilterek çok sert eleştirdiğim doğrudur. 
 
Burada eleştiri sınırını belirleyen kantarın tek bir ölçütü vardır. 
 
Eğer ortaya konan yanlışların yol açtığı olumsuzluklar yalnız bir kulübe değil, genele yani Türk Basketboluna zarar vermeye başlıyor ise bunu ortaya koymayı ve önlemeye çalışmayı da görev biliyorum.   

COACHİNG ; SİVRİSİNEKLERLE SAVAŞMAYIN; BATAKLIĞI KURUTUN 
İş hayatında, üniversitede ve basketbolda çok sık karşılaştığım bir anlayış var. 
 
Genelde sonuç konumundaki hata ya da olumsuzluklar ile mücadele ediyor, ederken zaman, enerji ve maddi kaynak kaybı yaşıyoruz. 
 
Oysa asıl eğilmemiz gereken sonuçlar değil, onların kaynağı konumundaki nedenler.
 
Örnekle aktarmak gerekirse;
 
Takım olarak idmanda iyi işleyen setler maçta bir türlü verim sağlamıyor. 
 
Coach idmanı sertleştiriyor, set tekrarı için ayırdığı süreyi arttırıyor. Yine de verim yükselmiyor. 
 
Coach neden yerine, sonuçla mücadele ederken zaman, enerji ve maç kaybediyor. 
 
Tıpkı bataklığı kurutmak yerine sivrisinekleri yok etmeye çalışmak gibi. 
 
Oysa sonucun altındaki nedeni keşfederek ona odaklansa çözüm daha çabuk ve daha kolay gelecek.   
 
Bu örnekte temelde hataya yol açan “nedenlerden” ilki, bazı oyuncuların özgüven yetersizliği sebebi ile maç sırasında sorumluluk alarak şut atmak yerine pas vermeleri.
 
İkinci neden ise, genç oyuncuların turnike atışlarını isabet yüzdesi yüksek ve garanti bir atış görmeleri nedeni ile kalabalık savunmalara karşı bile şut atmak yerine turnike atışlarını zorlaması. Yani şut seçimi hatası.
 
Yapılması gereken ise;
 
Önce sonuçların ardındaki nedenleri iyi analiz etmek. 
 
Oyunculara özgüven kazandıracak tavır tutum ve söylemler ile sahadaki görevlendirmeleri birbiri ile uyumlu hale getirerek özgüveni desteklemek. 
 
Şut seçimi hatası olan oyuncuların hataları ardındaki gerçek nedenleri onlarla konuşarak / gözleyerek bulmak ve ikna ederek gerekli teknik çalışma ile gelişme sağlamak.
 
Sonra da bu teknik çalışmayı asıl öğrenilen / öğretilen yer olan maçta takip etmek.  
 
Elbette coach, idmanda trafiği zorlayıp turnike atmanın zararlarını anlatarak pull up’ın yararlarını saydıktan sonraki başa baş maçta, aynı oyuncusuna “turnike, turnike” diye bağırırsa gelişme geç ve güç olabilir. 
 
*****
 
Coaching mesleğinde başarı için teknik bilgi, taktik yetenek, idman başarısı önemli midir?
 
Evet.
 
Ama başarı için daha önemlisi şunlardır;
 
Coach öncelikle adil olmalıdır. Adaleti herkesin saygısını kazanacak ölçüde güçlü ve tutarlı olmalıdır. 
 
Coach takımının kilit önemdeki oyuncularını maçın sonuna faul sorunsuz ve fiziksel olarak güçlü getirmeyi başarmalıdır. (İdman veriminden, kadro yapılandırmaya, rotasyon genişliğine kadar her şeyi kapsar)
 
Coach takım içindeki oyuncuların mesleki mutluluğunu ve coşkusunu sağlamalıdır. 
 
Mutsuz oyuncular ile iyi basketbol sergilenemez. 
 
21.Yüzyılın X ve Y jenerasyonu oyuncularınızı mutlu edemezseniz sonunuz Doğuş Balbay’a tekme atan Ivkovic gibi olur.  
 
Coach iyi bir iletişimci olmak zorundadır. 
 
Taraftara oynamak ise risklidir. 
 
Türk basketbol taraftarı duygusaldır. Biraz dogmatiktir ama gün gelir sağduyusu galip gelir.  Duyduğuna değil sahada ya da ekranda gördüğüne göre karar verir.  
 
Taraftar eğer aldatıldığını düşünmeye başlarsa, hayal kırıklığının faturasını çok ağır keser. 
 
Basınla, tribünle, taraftarla, basketbol sever ile, yönetim ile, menajer şirketler ile, hakemler ilişkilerinde açık şeffaf ve dürüst iletişim kurmalıdır. 
 
Takımın mutluluğu için adaletli olmak, taraftarla iyi iletişim kurup sürekli hamasi söylemlerde bulunmak yetmez.
 
Gençlere iyi bir öğretmen olmak, tecrübelilere iyi bir liderlik yapmak gerekir. 
 
Bugünün X ve Y kuşağı oyuncuları, coach’a kariyerinden dolayı, yaşından dolayı, 30-40 sene tecrübesinden dolayı ya da kazandığı kupalar nedeni ile saygı duymuyor. 
 
Basketbol oyuncularının genç ya da profesyonel, çok basit iki kriteri var. 
 
İlki Coach bana değer veriyor mu? 
 
İkincisi de Coach bana değer katıyor mu ?
 
Bunlar yok ise o takımdan verim ve hedef beklemeyin. 
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sırbistan U20 Koçu Jovanovic Vladimir Konuğumuzdu
23. Uluslararası Turgut Atakol Turnuvası sırasında Sırbistan U20 Erkek Milli Takım Baş Antrenörü Jovanovic...

Haberi Oku