Gökhan Taştimur'dan Çarpıcı Açıklamalar

Bornova karşısında diğer maçlara nazaran neden zorlandıklarını, Olin Edirne’nin Mayıs 2010′dan bugüne kadar gelen sürecini, yaşadığı değişimi, Edirne’deki altyapı çalışmalarını, hazırlık maçı yapma noktasında yaşadıkları sorunu, ülkemizdeki koç erozyonunu, 3000 kişilik salonda Avrupa Kupası oynamak için yeni girişimlerini ve taraftarın son iki maçtır biletleri bütünüyle tüketmemesine sitemini içeren detaylı ve doyurucu yazılı açıklamanın tam metni şu şekilde:

‘Açıkçası, daha oyunun başından itibaren bizi ifade eden bir düzenle başlayamadık. Zaten bu başlangıç oyunun sonuna kadar bizi çok zorladı ve oyunun kontrolünü net bir şekilde ele geçiremedik. Bornova takımının hücum ribauntları ikinci toplardan çok sayı yememize neden oldu. Maçı kazandığımız için elbette seviniyorum ama maalesef kendi basketbolumuzu sahaya hiçbir şekilde yansıtamadık.

Elbette oyuncuların form grafiğinde inişli çıkışlı anlar vardır. Biz ise sürekli kendi basketbolumuzu yapılandırdığımız için, ki istatistikler de bunu gösteriyor, sürekli ivme kazanıyoruz. Yediğimiz sayı her maç azalıyor. Şu an itibarıyla Beko Basketbol Ligi’nin en az sayı yiyen 4. takımıyız. Ligin en az sayı yiyen takımıyla aramızda toplamda 15 sayı, üçüncü ile de toplamda sadece 1 sayı var. Önümüzde daha 10 maçımız olduğunu düşünürsek, eminim ki bu durum çok daha iyi bir noktaya gelecektir. Bu maçta ayrıca içeriye uzunlarımıza atılan top adedi de normal ortalamamızın altındaydı. Demek ki bu bile oyun düzenimizde sıkıntılar yaratabiliyor.

Neticede, dediğim gibi kazandığımız için sevinçliyim. Belki de bunun nedeni Mayıs 2010’da başlayan maceramız; İkinci ligden birinci lige çıkıyoruz. Yepyeni bir takım kuruyoruz. 1987’den sonra ilk defa Trakya’dan bir takım 1. Lig’de oynuyor. 20 maç oynanmış ve şu andaki durum 12 galibiyet ile bu takım 7. durumda. 5. ve 6. sıradaki takımlarla aramızda sadece 1, dördüncü sıradaki Efes Pilsen ile de sadece 2 galibiyet fark var.

Belki de bu kadar çabuk ve kısa sürede alınan bu olumlu neticeler bizim bireysel beklentilerimizi de artırıyor ve bu da bizim üzerimizde, takım üzerinde önemli bir baskı oluşmasına neden oluyor. Birinci lig için son derece mütevazı sayılabilecek bir bütçe ile kurduğumuz bu kadro büyük iş başarıyor. Ama geçen günlerde de söylediğim gibi ‘Hepimizin ayaklarının yere basması gerekiyor ve en önemli kuralımızın her zaman çalışmak olduğunu unutmamız lazım.’

Bizim sloganımız belli. Lig başlarken ifade etmiştim, şimdi de aynısını söylüyorum ‘Gidebildiğimiz en iyi yere kadar gidebilmek”. Şimdi son döneme giriyoruz. Bir şeyi belirtmekte yarar var. Bütün oyuncularım Edirne’yi ve Edirne’de yaşamayı çok seviyor. Ama şehirdeki sosyal aktivitelerin azlığı ve antrenmanlarımızın ağırlığı ve çokluğu tempomuzu bireysel olarak geri çekebilir. Bunu çözmemiz gerekiyor. Burada karşımızdaki en büyük dezavantajlardan biri hazırlık maçı yapma imkanımızın azlığı. Hazırlık maçı yapabileceğimiz en yakın şehir İstanbul. Bu bir 3 saat gidiş, 3 saat geliş artı maç yapmak ertesi gün için yorgunluğa neden oluyor. Böyle olunca da yaptığımız hazırlık maçının anlamı kalmıyor. Bu sorunu mutlaka çözmemiz gerekiyor. Bunları mazeret olarak söylemiyorum. Bilakis bu güne kadar antrenörlük kariyerimde en iyi imkan ve şartlarda çalışıyorum. Zaten aldığımız bu olumlu neticeler de bundan dolayı geliyor, işler bundan dolayı iyi gidiyor. Ana sponsorumuzun, yönetim kurulumuzun Edirne’ye geldiğim günden itibaren A’dan Z’ye önümü açmaları, bana tam yetki ve her türlü sorumluluğu vermeleri her antrenörün sahip olmasını isteyeceği hayalidir. Olin Edirne’nin izlediği bu çizgiyi tüm kulüplerin izlemesi ve bu tip kulüplerin artması gerekiyor. Bugün kulüpler maalesef çok çabuk oyuncu ve antrenör değişikliğine gitmek zorunda kalıyorlar ve bu da kalıcı başarıların oluşmasını engelliyor. Eğer zihniyetler değiştirilirse, benim kulübümde bana tanınan imkanlar diğer kulüplerde de benimsenip uygulanırsa inanıyorum ki, zaten kuvvetli olan ligimizin kalitesi daha da artacak ve marka değeri çok yükselecektir.

Kulübüm gelecekle, önümüzdeki yıllarla ilgili çok önemli kararlar alma aşamasında. Tesisleşme konusunda, alt yapı konusunda çok önemli adımlar atıyoruz. Ve bu beni çok sevindiriyor ve mutlu ediyor. Aynı zamanda şu an oynadığımız ligde de motivasyonumuzu çok artırıyor.

Önümüzdeki sezon Avrupa kupalarında oynayabilmek için salon kapasitemizi daha da artırma kararı almış bulunuyoruz. Salon kapasitemiz 3000’e çıkarılacak ve bunun ön çalışmaları başlamış durumda. Edirne’de bunu çok istiyor. Ama beni endişelendiren durumlar da var. Banvit maçını net kazanıyorsunuz, Aliağa deplasmanından galibiyetle dönmüşsünüz. Kombinelerin dışında Bornova maçı için 500 adet bilet basılıyor ama 200 bilet elde kalıyor. O zaman 3000 kişilik salon yapmanın da bir anlamı kalmıyor. Şimdi bu kapasite ile salon yüzde yüz dolmuyorsa, salon kapasitesi artırıldıktan sonra yarısı boş kalacaksa böyle bir yatırımı yapmanın da bir anlamı kalmıyor. Halbuki Avrupa kupalarında oynamak için en az 3000 kişilik salon olması gerekiyor.

Önümüzdeki sene Avrupa Kupası, Beko Basketbol Ligi ve ikinci lige çıkmayı hedefleyen Bölgesel Lig takımımız ile 3 ayrı kulvarda mücadele etmeyi hedefliyoruz. Taraftarlarımız A-takımımızı Avrupa Kupası, Beko Basketbol Ligi ve hazırlık maçları ile 25 kez, bölgesel lig takımımızı da 10 kez izleme imkanı bulacaklar. Salon kapasitemizi 3000’e çıkardığımızda ve Avrupa Kupası’nda da oynadığımız takdirde en az salon kapasitemizin yarısı kadar kombine bilete ulaşmayı hedefliyoruz.

Daha önce de belirttiğim gibi sponsorlarımızın kulübümüze verdiği önemli destek ile birinci ligde oynuyoruz ve 7. durumdayız. Şimdi ve önümüzdeki sezon için Edirneli basketbol severlere, daha da öte bu şehri sevenlere kulübümüzün tribün gelirlerini, taraftar ürünü gelirlerini ciddi biçimde artırmaları ve kulüp tarafından düzenlenen diğer aktivitelere ciddi biçimde sahip çıkmaları gerekiyor. Başarıların kalıcı olması ve Edirne’de spor kültürünün köklü bir biçimde yerleşmesi için bu konu yani Edirneli sporseverlerin takımlarına ciddi anlamda sahip çıkması çok önem arz ediyor. Buna çok büyük önem veriyoruz.

Artık Bornova maçı geride kaldı ve bugünden itibaren Oyak renaul maçı hazırlıklarına başlamış bulunuyoruz. Perşembe gününe kadar hazırlıklarımızı Edirne’de sürdüreceğiz ve Perşembe günü İstanbul’da bir hazırlık maçı yapıp Cuma günü Bursa’da hazırlıklarımıza devam edeceğiz. Şu an itibarı ile oyuncumuz Caner Ercan’ın (Bornova maçı öncesi oluşan) belinden bir rahatsızlığı bulunuyor ve kontrol sonuçlarını bekliyoruz. Ayrıca bir iki oyuncumuzda da soğuk algınlığı var. Sanıyorum en kısa zamanda bunları atlatıp tam kadro Oyak Renault maçına hazır olacağız.
Oyak Renault takımı bugün ligde bulunduğu yerden ivedilikle kurtulmak istiyor. Buna da zaten Fenerbahçe Ülker ve Beşiktaş Cola Turka ile oynadıkları maçlarda net bir şekilde gösterdiler. Bursa’da oynayacağımız maçı seyreden herkesin büyük bir keyif alacağını düşünüyorum”.

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bilyoner kadınlar liginde 3. haftanın ardından..
Çekişmeli ve süpriz dolu maçlar devam ediyor.

Haberi Oku