19. TÜBAD Mehmet Baturalp Turnuvası Selçuk Ernak Röportajı
TÜBAD: Koçlarla Evde Sohbet’in bu bölümünde basketbol dünyamızın değerli ve önemli isimlerinden Selçuk Ernak’la bir aradayız. Hocam hoş geldiniz.
Selçuk Ernak: Hoş bulduk. Teşekkür ederim beni konuk ettiğiniz için.
TÜBAD: Biz katıldığınız için teşekkür ederiz. Bu yıl TÜBAD Mehmet Baturalp Turnuvası’nın 19.sunu düzenliyoruz. İsterseniz turnuvayla ve sevgili Batur Ağabey’imizi anarak başlayalım.
Selçuk Ernak: Ben bu turnuva başladığından beri hepiniz hatırlarsınız Banvit Kulübü bunun çok önemli bir paydaşıydı. Hem antrenör olarak hem idareci olarak turnuvanın her aşamasında bulundum ve Önder Ağabey’den başlayan Batur Ağabey ile devam eden gerçekten harika turnuvalar yapılmıştı o zaman da. Batur Ağabey benim için hem insan olarak hem antrenör olarak yeri ve kıymeti çok farklı. Basketbol camiasında benim manevi babam sayabileceğim büyüklerimden. Onun için onun adına bir turnuva da kendi takımımla beraber yer almak çok özel. 19 sene az bir gelenek değil. Çok fazla örneği de yok. Umarım daha çok uzun seneler Batur Ağabey’in, TÜBAD’ın, basketbol büyüklerimizin adına bu turnuvayı yaşatabiliriz.
TÜBAD: İnşallah. Dilerseniz 2026-2027 sezonuyla başlayalım. Yeni bir sezon başlamak üzere neler söylersiniz? Hazırlıklarınız nasıl gidiyor?
Selçuk Ernak: Öncelikle tabii bütün katılan takımlara, bütün rakiplerimize de başarılar ve sağlıklı bir sezon dilerim. Geçen sene biz ligde ilk senemiz olmasına rağmen beklentilerin üstünde güzel bir sezon geçirdik. Fakat ağzımızda buruk bir tat bırakan çok ciddi sakatlıklarla aslında ulaşabileceğimiz yere ulaşamadığımızı düşünüyoruz. Dolayısıyla bu sene tabii ki hedefimiz geçen sene yaptığımız işten daha iyi bir derece yapmak. Bu sene tabii Avrupa Kupası’nda oynuyor olmamız, FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde oynuyor olmamız bizim için hem ayrı bir yarışma, ayrı bir sorumluluk hem ayrı bir zorluk. Bunları dikkate alarak takımımızı kurmaya çalıştık. Geçen senekinden daha kuvvetli, geçen senekinden daha geniş bir kadro bir araya getirmeye çalıştık. İnşallah geçen senekinden farklı olarak sağlıklı kalabiliriz ve hem şehrimizi hem kulübümüzü memnun edecek sonuçlarla bu seneyi de sona erdiririz.
TÜBAD: Peki Hocam, kadro mimarisinin elinizdeki imkanlarla en verimli oluşturulması konusunda prensipleriniz nelerdir?
Selçuk Ernak: Aslında uzun süredir benim ve beraber çalıştığım ekiplerin uyguladığı bir sistem var. Biz transferi sezon bittikten sonra mantığıyla değerlendirmiyoruz. Biz öncelikle bütün sezon boyunca hatta sezonlar üst üste geldiği için sezonlar yaptığımız bilgi birikimiyle, data bankasıyla belli oyuncuları, belli ligleri, belli takımları bütün ekibimizdeki arkadaşların sorumluluğuna paylaştırıyoruz ve o şekilde takip ediyoruz. Tabii bu takip çalışmalarını yaparken kendi takımımızdan bizim için önemli bir sonraki sezonun iskeletini oluşturabilecek ya da yapmamız gereken değişiklikler neler bunları değerlendiriyoruz. Sadece istatistiksel ya da basketbol sahasındaki özellikleriyle değil, oyunculara özellikle karakterleri, bizim Trabzon’da bir basketbol kültürü büyütmek gibi bir sorumluluğumuz olduğu için bu manada bize yardımcı olabilecekler mi? Ve gerçekten ailemiz kabul edebileceğimiz insanlar mı? Bu kriterleri göre değerlendiriyoruz. Ve takımımızı öyle yapıyoruz. Sorunun en başına gelmem gerekirse bu seneki elimizdeki imkanlarla da yaptığımız takımdan gayet içimiz rahat.
TÜBAD: Peki antrenör olarak felsefenizi ve kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Selçuk Ernak: Şöyle, öncelikle ben gerçek ilişkilere inanıyorum. Yani beraber çalıştığım yardımcı antrenörler, idareciler en tecrübelisinden en gencine kadar oyuncularla gerçek ilişki kurabileceğimi düşünmüyorsam o insanları kendi etrafımda bulundurmuyorum. Bunun bize getirdiği tabii zor günlerde gerçekten bizim sırtımızı dayayabileceğimiz, güvenebileceğimiz ve kurduğumuz iletişim sayesinde yapmaya çalıştığımız şeyi basketbol manasında da kolaylaştırabilecek gruplar bir araya getiriyoruz. Tabii bunu yaptıktan sonra öncelikle çok kuvvetli rakiplerimiz de oluyor. Güç olarak bizden çok yukarıda takımlar oluyor. Bunlara üstünlük kurabilmek için o takımın elinden neyi alabiliriz, amaçlarını nasıl engelleyebiliriz? Bunu önceleyen sert ve fiziksel bir basketbol oynuyoruz. Şimdi topladığınız yetenekler oranında belki hücumunuz, belki beceriniz çok yukarıda olmayabilir. Ama eğer doğru insanları bir araya getirebiliyorsunuz, doğru hedefe bakan, doğru hırsları paylaşan insanları bir araya getirebiliyorsanız, benim dediğim sert ve bütün her şeyini o defansif anlayışın üstüne inşa eden takımlara bence çok iyi bir başlangıç noktası, bir binanın temeli gibi. Ben böyle inanıyorum. Bugüne kadar da çalıştığım kulüplerde hep böyle yaptım. Bizim takımlarımız tabii biraz agresif ve sert olarak da ünleniyorlar belli süre sonra. Geçen sene biz hücum takımı olarak insanların beklediğinden daha iyi bir takımdık. Daha çok kişilere bağlı. Dolayısıyla o kişilerin olmadığı, kötü oynadığı ya da sakatlandığı hastalığı, hastalandığı durumlarda bunu çok kolay tolere edebilen bir takım değildik. Ama bu sene bir araya getirdiğimiz fiziksel takımın daha iyi bir savunma takımı olacağını düşünüyorum. Tabii bunun için bir zamana ihtiyaç var ama bu potansiyeli gördük, bu potansiyeli hayal ederek onları bir araya getirdik. Ve hücumda da birbirine daha çok yardım etme ihtimali olan az kişinin üstüne çok yükün bilmeyeceği bir matematik kurmaya çalıştık. Böyle bir araya geldi kadromuz.
TÜBAD: Hocam bugünkü deneyiminizde genç Selçuk Ernak karşınıza çıksaydı ona antrenörlük yolculuğunuzla ilgili neler söylerdiniz, neler tavsiye ederdiniz?
Selçuk Ernak: Ne kadar süremiz var?
TÜBAD: İstediğiniz kadar.
Selçuk Ernak: Şaka bir yana şöyle. Ben ilk başantrenör olduğum zamanlar gerçekten disiplin takıntılı, kontrol takıntılı ve çok sert bir antrenördüm. Çin’de çalıştığım dönemden sonra orada asistan koçluğunu yaptığım Bob Donewald’dan öğrendiklerim, bu öğrendiklerim de en başta söylediğim insanlarla özellikle oyuncularla kurduğum ilişkilerin basketbola nasıl aksedeceği, takım kimyasını nasıl aksedeceği, gerçek ilişkilerle aslında işin nasıl daha doğal ve nasıl kolay yürütülebileceği ile alakalı bir birikim yaptım. Sonra oradan dönüp tekrar başantrenör olma fırsatım geldiğinde böyle bir koç olmaya çalıştım. Dolayısıyla daha genç bir koç olan Selçuk Ernak’a derdim ki sen o dakikaları, o tepkileri ya da oyuncuların sana anlatmaya çalıştığı şeyleri hepsini disiplinsizlik gibi algılıyorsun, hepsini kaytarma gibi algılıyorsun, hepsini bir kaçış yöntemi gibi algılıyorsun. Orada bir durman lazım. İnsanları doğru anlayarak yönetmiyorsun, doğru anlamadan da yönetemezsin derdim.
TÜBAD: Vakit aradığınız için çok teşekkür ediyoruz hocam. Yeni sezonda da başarılar diliyorum.
Selçuk Ernak: Ben teşekkür ederim. Herkes için iyi ve sağlıklı bir sezon olsun. Tekrar beni konuk ettiğiniz için çok teşekkürler.

