Doncic ve Oyunun Ruhu -1 (Murat Özyer)

“Basketbol, yalnızca oyuncuların becerilerini değil; karakterlerini, dayanıklılıklarını ve hayata bakışlarını da şekillendirmelidir.”
— Luka Dončić Vakfı: Uluslararası Altyapı Basketbolu Raporu

Bölüm 1 — Balkanlardan Dünyaya: Oyunun Kalbine Yolculuk
Çok eskilerden bir rakip
Antrenörlük kariyerimin ilk yıllarında, altyapılarda çalıştığım 1985–1995 döneminde sık sık karşılaştığımız dişli rakiplerden biri Darüşşafaka’ydı. Bayrampaşa ve çevresindeki mahallelerde, özellikle de Recep Türkoğlu’nun yönlendirdiği minik yaş gruplarındaki yetenekli çocukların zamanla Darüşşafaka Spor Kulübü sistemine dahil olduğu bir dönemdi.
O yıllarda, jenerasyonumuzun tutkulu ve sahaya gönül vermiş antrenörlerinden Türkay Çakıroğlu’nun çalıştırdığı 1980 doğumlu oyuncular arasında, değerli skorerlerden Hüsnü Eser de vardı. Bugün altyapılarda genç oyuncularla çalışan Hüsnü Koç, bu yazı dizisinin doğmasına vesile olan isim oldu.
**Luka Dončić Vakfı’nın Aralık 2024’te yayımladığı “Uluslararası Altyapı Basketbolu Raporu”una Ocak 2025’te ulaşmamı sağlayan kişi de kendisidir. Onun aracılığıyla, farklı ülkelerdeki altyapı basketbolu modellerine ve antrenörlük yaklaşımlarına dair yeni bir pencere açma fırsatı buldum.
Bu yazı dizisine başlarken kendisine bir kez daha teşekkür ederim.

Basketbolun Gençler Üzerindeki Dönüştürücü Gücü
Basketbolun gençler üzerindeki dönüştürücü gücü tartışılmaz. Ancak son yıllarda, genç basketbolunun doğasında sessiz ama derin bir değişim yaşanıyor.
**Luka Dončić Vakfı’nın “Uluslararası Altyapı Basketbolu Raporu”u bu dönüşümün merkezine inerek şu temel soruları soruyor:
⦁ Genç basketbolcular neden bu kadar erken tükeniyor? Neden basketbolu bırakıyor?
⦁ Oyunun ruhu nereye gidiyor?
⦁ Basketbolu yeniden çocukların dünyasına nasıl kazandırabiliriz?
Rapor, Nonfiction Research iş birliğiyle hazırlanmış ve 21 Aralık 2024 — Dünya Basketbol Günü’nde yayımlandı.

Amaç, “Basketbola Bütünsel Yaklaşım” adı verilen bir değişim yol haritası sunarak gençler için basketbolu daha erişilebilir, daha neşeli ve gelişime dayalı bir deneyim haline getirmek olarak belirlenmiş.
Beş ay süren araştırma sürecinde yüzlerce oyuncu, antrenör ve ebeveynle görüşmeler yapılmış; binin üzerinde anket, kamplar ve eğitim merkezlerindeki saha gözlemleriyle desteklenmiş.

Balkanlarda Oyunun Durumu
Vakfın saha araştırmaları özellikle Balkanlar’da dikkat çekici bulgular ortaya koymuş.
Birçok antrenör ve ebeveyn benzer endişeleri dile getirmiş:
⦁ Girişteki yüksek finansal engeller,
⦁ Eğitimli antrenör eksikliği,
⦁ Kazanma baskısı,
⦁ “Highlight” kültürünün baskın hale gelmesi.
Oysa basketbolun özünde gençleri birleştiren değerler var: dayanıklılık, takım ruhu, aidiyet duygusu.
Bugün birçok çocuk bu değerleri yaşamak yerine basketbolu bir “iş” gibi görmeye başlıyor.
Ebeveynler yorgun ve arayış içinde, antrenörler baskı altında, çocuklar ise oyunun neşesini kaybediyor.
Yine de Umut Var
Araştırmanın en ilham verici yanı, halâ doğru şeyleri yapan programların varlığını göstermesi.
Balkanlar ve Slovenya’da hâlâ oyuncu gelişimini merkeze alan, karakter inşasını hedefleyen, kolektif kültürü öne çıkaran modeller güçlü biçimde ayakta.
Bir Sloven antrenörün sözü bu yaklaşımı özetliyor:
“Takım her zaman bireyden daha iyidir.”
Bu anlayış, yalnızca saha içi değil, saha dışı davranışları da şekillendiriyor:
Ekstra pas vermek, perde yapmak, arkadaşının sayısına sevinmek…
Gerçek başarının, etrafındakileri daha iyi yapmak olduğu fikri burada öğretiliyor.
Pozisyonların Ötesinde: Çok Yönlülük
Balkanlar’da oyuncular yalnızca pozisyonlarına göre değil, oyunun bütününe hâkim olacak şekilde yetiştiriliyor.
Uzun oyuncular top sürmeyi, kısa oyuncular pota altında mücadele etmeyi öğreniyor.
Bu yaklaşım, Nikola Jokić gibi geleneksel kalıpları aşan oyuncuların çıkmasına zemin hazırlıyor.
Arena Sport Slovenija’ nın usta yorumcusu Luka Štucin şöyle diyor:
“Eğer genç oyuncu 2.08 boyundaysa bile sadece pota altına koyamazsınız. Her şeyi bilmek ve öğretmek zorundasınız.”
Sistematik Güç: Erken Uzmanlaşma Yerine Geniş Gelişim
Bu bölgedeki birçok program, erken yaşta tek branşa yönelmeyi teşvik etmiyor.
Çocuklar farklı sporlarda yer alarak vücut farkındalığı, çeviklik ve koordinasyon kazanırlar.
Bu yaklaşım onları hem atletik hem de zihinsel olarak daha çok yönlü bireyler haline getirir.
Bir Sloven kamp yöneticisinin sözleriyle:
“Çocuklara tek bir spora kapanmalarını söylemiyoruz. Farklı sporlar deniyorlar, hareket ediyorlar, keşfediyorlar.”
Bilimsel veriler de bu yaklaşımı destekliyor. Range kitabının yazarı David Epstein, erken dönemde çeşitlilik yaşayan sporcuların uzun vadede daha yüksek performans gösterdiğini vurguluyor.

Luka Dončić’ten Mesaj
“Çocukken tek isteğim, apartmanımın arkasındaki sahada basketbol oynamaktı.
Basketbol bana hayatı öğretti.
Şimdi oyunun neşesini yeniden hatırlatmak istiyorum.
Çünkü herkes profesyonel olmayacak — ama herkes bu oyundan bir şeyler öğrenebilir.”

Sonuç
Bu ilk bölüm, Luka Dončić Vakfı’nın ortaya koyduğu büyük resmi gözler önüne seriyor:
Basketbol yalnızca bir spor değil — gençler için karakter, aidiyet ve umut kaynağı.
Ancak bu değerleri korumak için hem antrenörlerin hem de ebeveynlerin çocukları yeniden merkeze alan bir vizyona yönelmesi gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir