Öfke Çemberindeki Ayna: Alperen Şengün ve Ime Udoka ( Murat Özyer )

Öfke Çemberindeki Ayna: Alperen Şengün ve Ime Udoka

Basketbol sadece topun çemberden geçme hikayesi olmadığı dillere pelesenk olmuştur; Nabız 180’e vurduğunda beynin içinde neler olup bittiği ve bunların kontrol oranı bu hikayeyi değiştiren etkenlerin başında gelir. Geçtiğimiz günlerde Houston Rockets’ın Boston Celtics’e konuk olduğu o gergin gece, bizler için sıradan bir mağlubiyete değil, modern basketbolun en kritik dersine sahne oldu: Duygusal Zeka.

A Milli Takımımızın yıldız oyuncularından Alperen Şengün’ün hakem kararına verdiği tepkiyle oyun dışı kalması ve ardından Koç Ime Udoka’nın “dirençsizlik” eleştirisi, her profesyonel adayının ve genç antrenörün duvarına asması gereken bir vaka analizidir. Gelin, sahadaki bu “duygusal depremi” bir yıkım değil, bir inşa süreci olarak ele alalım.

Öfke: Bir Yakıt mı, Yoksa Bir Yangın mı?

Çoğu kişi öfkeyi “kötü” bir duygu olarak görür. Ancak elit spor dünyasında öfke, doğru yönetildiğinde atomik bir yakıttır. Sahada iki tip öfke vardır:

Alperen’in hakeme tepkisi ‘Duygusal Patlama’ iken; elit sporcuların asıl ihtiyacı olan şey “Rekabetçi Hırstır. Yani öfkeyi bir kavga aracı olarak değil, ribaundu kopartmak veya rakibe savunmada geçilmemek için bir güç kaynağı olarak kullanmaktır.

Motto: “Öfkeni hakeme harcarsan hem kendini hem de maçı kaybedersin; öfkeni savunmanda enerjiye çevirirsen saygıyı kazanırsın.”

“Hakemle Savaşmak” İllüzyonu ve Vücudun Kontrolü Kaybetmesi

Alperen’in bu maçta düştüğü tuzağı aslında zihinsel körlüktür olarak adlandırabiliriz. NBA istatistiklerinin doğruladığı bir konu var: Hakeme itiraz edip öfke patlaması yaşayan oyuncu, o hırsla gidip bir sonraki hücumda sayı atsa bile, konsantrasyonu dağıldığı için takip eden üç savunma pozisyonunda hata yapma şansı daha yüksek oluyor ve takımının daha fazla sayı yemesine sebep oluyor.

Neden mi? Çünkü o an vücudunuz size adeta “darbe” yapar, “kontörlü kaybettirir”. Öfke anında salgılanan stres hormonları, basketbolun o narin dokunuşlarını (atışlardaki yumuşak bilek ve parmak hassasiyetini, serbest atış dengesini) darmadağın eder.

Kaslar bir yay gibi aşırı gerilir, görüş açınız sanki bir tünelin içinden bakıyormuşsunuz gibi daralır. Basketbol dünyasında biz buna “Zihinsel Kilitlenme” (Choking) diyoruz. O an eliniz titriyorsa veya şutunuz kısa kalıyorsa bu yeteneksizliğinizden değil, vücudunuzun kontrol mekanizmalarının “aşırı stres yüklemesinden” dolayı devre dışı kalmasından kaynaklanır.

Çözüm mü? O an kötü bir oyuncu olduğunuzu değil, sadece vücudunuzun “yangın alarmı” verdiğini fark edin. Derin bir nefes alın; dikkati hakemden çekip bir sonraki savunma rotasına odaklamak, o yangını söndürecek tek çaredir. Biz bunu oyuncularımıza “NEXT PLAY” felsefesi içinde anlatmayı tercih ediyoruz.

Udoka’nın Savunma Felsefesi ve Verilerin Gerçeği

Koç Ime Udoka’nın Alperen’i medya önünde Pick & Roll savunması üzerinden eleştirmesi tesadüf değil. Udoka, savunmayı bir çok Koç gibi “direnç ve onur” meselesi olarak görüyor. Alperen sahadayken Houston’ın savunma verimliliğinin düşmesi, rakamsal bir gerçektir. Eğer sadece savunma istatistiklerini analiz edersek:

Savunma ParametresiAlperen ile (On Court)Alperen olmadan (Off Court)
Pota Altı FG% (Rakip İsabeti)%62.4%58.1
Rakip İkinci Şans Sayısı12.510.2

Bu tablo bize şunu söylüyor: Alperen hücumda bir dahi olabilir ki kesinlikle NBA’ye Jokic ile beraber yeni bir soluk getiren Star’dır. Ancak savunmada yaşadığı konsantrasyon kaybı ve “temel alışkanlık” eksikliği onu, rakiplerin hücum organizasyonlarında hedefi haline dönüştürüyor. Koç Udoka, Alperen’i hedef tahtasına koyarak aslında şunu diyor: “Seni All-Star yapacak olan şey hücumun yanında, mismatch ‘te ( farklı eşleşme ) kaldığında o kısa oyuncunun önünde kalma iradendir.”

Koç Udoka’nın “Direnç” Formülü: 4 Kritik Madde

Genç uzunlar, kağıdı kalemi alın. Udoka’nın “direnç” dediği şey aslında şu 4 teknik detaydır:

  1. Multiple Efforts (Çoklu Efor): İlk hamlede geçilsen bile, ikinci ve üçüncü rotasyona yetişmekten vazgeçme. Oyunu bırakma, gayret et.
  2. High Hands (Yüksek Eller): Sadece orada durma; ellerinle şutörün görüş açısına müdahale et.
  3. Physical Presence (Fiziksel Varlık): Rakip drive ederken göğsünle çarpışmayı kabul et, “yumuşak” olma. Direnç göster, temas almayı bil.
  4. Defensive Communication ( Savunmada İletişim) : Arkada sessiz kalma; savunmanın orkestra şefi ol. Takımı yönlendir.

Çözüm: Zihinsel Antrenman ve “Ayna” Testi

Alperen’in maç sonu “Aynaya bakmalıyım” demesi, elit bir profesyonel olgunluğudur. Yetenek sizi kapıdan içeri sokar ama karakter sizi o odada tutar.( Bu mottonun farklı versiyonlarını mutlaka duymuşunuzdur.)

  • Odak Yönetimi: Hakemi “arka plan gürültüsü” olarak kodlayın. Yapacağın işe odaklan.
  • Duygusal Yönlendirme: İçindeki ateşi söndürme, onu olumlu enerjiye çevir ve savunmada kullanılacak kıvama getir. Box out yaparken, rebound için savaşırken kullan.
  • Mindfulness (Bilinçli Farkındalık): Stres anındaki ‘eski zihinsel refleksleri’ kırmak ve yerine sakin kalmayı öğreten yeni alışkanlıklar koymak için zihinsel antrenmanı rutin hale getir.

“Ayna” Testini Geçmek

Üst düzey bir sporcu olmak sadece istatistik kağıdını sayılarla doldurmak değildir; skor tabelası 25 sayı farkla aleyhinizeyken bile duygusal kontrolü elinde tutabilmektir. Alperen Şengün, bu ligin en parlak mücevherlerinden biri ve yaşadığı bu “öfke çemberi”, onun gelişim yolculuğundaki en değerli derslerden biri oldu. Alperen, sürecin hatasını hızla kabullenip bir sonraki maç için hamlesini en öğretici şekilde yaptı: “Bileğim ağrıyor diye bahane üretemem; herkesten önce benim aynaya bakmam lazım. Her gece sahaya çıkıp bir All-Star gibi, sahadaki en iyi oyuncu gibi oynamaya devam etmem gerekiyor.” İşte gerçek yıldız kumaşı budur; hatayı dışarıda değil, kendi yansımasında aramak ve o aynadan daha güçlü bir dirençle dönmek. Unutmayın, kariyerinizi yeteneğiniz başlatır ama o zirvede sizi sadece karakteriniz tutar.

Unutmayın: Sahadaki duruşunuz, kriz anındaki sessizliğiniz kadar güçlüdür.

Murat Özyer

Basketbol İnsanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir