U17 Dünya Şampiyonası Yolunda Genç Devlerin Yol Haritası: Teknik Analiz ve Milli Takım Felsefesi
Türk basketboluna ve genç devlerimize sunduğu katkılarla fark yaratan U17 Erkek Basketbol Milli Takım Başantrenörümüz Sayın Hasan Özmeriç’e, bu değerli röportaj için bize vakit ayırdığından dolayı TÜBAD olarak teşekkürlerimizi sunarız. Altyapı gelişimine dair vizyonunu, milli takım kültürüne bakışını ve genç oyuncuların sportif ile kişisel gelişimine yönelik kıymetli değerlendirmelerini paylaştığı bu söyleşide ele alınan ana başlıkları ve Sayın Hasan Özmeriç’in bu başlıklara ilişkin görüşlerinden öne çıkan satır başlarını bilgilerinize sunuyoruz.
İstanbul’da Dünya Sahnesine Hazırlık
Haziran ayında İstanbul’un ev sahipliği yapacağı U17 Dünya Şampiyonası, Türk basketbolunun geleceği için sadece bir turnuva değil, bir vizyon testidir. Temel hedefimiz; dünya üçüncülüğü ile bizleri gururlandıran 2007 jenerasyonunun başarısını, potansiyeli yüksek 2009 jenerasyonu ile daha ileriye taşımaktır.
Modern Basketbolun Anahtarı: Topu Koşturmak vs. Top Sürmek
Modern oyunun evrildiği noktada, Avrupa ekolü ile aramızdaki en keskin fark “tempoyu yönetme” biçimimizde yatıyor. Teknik ekip olarak yaptığımız analizlerde, Türk oyuncuların bireysel kapasitelerinin yüksekliğine rağmen oyunun akışını yavaşlatan alışkanlıklara sahip olduğunu gözlemliyoruz.
- Dribbling (Top Sürme) Bağımlılığı: Genç oyuncularımızda gördüğümüz en büyük engel, gereğinden fazla dripling ve her hücumu ikili oyun (Pick and Roll) ile bitirme isteğidir. [02:52].
- Ball Movement (Topu Koşturma): Modern basketbol, topun oyuncudan hızlı hareket etmesini zorunlu kılar. Avrupalı rakiplerimiz çok daha fazla koşuyor ve topu paylaşıyor; biz de bu tempoyu yakalamak zorundayız. [03:12].
- Off-ball Play (Topsuz Oyun): Oyuncularımızın topsuz oyun alışkanlığı kazanması, Avrupa seviyesindeki savunma sertliğini aşmak için temel şarttır. [03:30].
Kazanma Alışkanlığı ve “Mannheim” Testi
Hazırlık programımızın en kritik virajı, 3 Nisan – 11 Nisan tarihleri arasında Almanya’da katılacağımız Mannheim Turnuvası‘dır. [05:21].
- Fiziksel Eşik: 2009 doğumlu oyuncularımızla, kendilerinden bir yaş büyük olan 2008 jenerasyonuna karşı mücadele edeceğiz. Bu, fiziksel sınırları görmek için paha biçilemez bir testtir. [06:04].
- Winning Habit (Kazanma Alışkanlığı): Galibiyet bir alışkanlıktır. Sert rakiplere karşı 12 kişilik derin bir rotasyon kullanarak her oyuncuyu bu seviyenin temposuna hazırlıyoruz. [06:11]. Zayıf rakiplere karşı 30-40 sayı fark atmak yerine, uluslararası seviyede zorlanacağımız maçları tercih ederek gerçek bir direnç testi uyguluyoruz. [06:40].
Yetenek ve Temponun Sentezi
Türk basketbolcusu doğuştan yetenekli (talented) bir yapıya sahiptir; hatta Avrupalı yaşıtlarından daha yeteneklidir. [07:49]. Ancak bu yeteneğin madalyaya dönüşmesi için Avrupa standartlarında bir tempo ve kondisyon (conditioning) ile birleşmesi şarttır.
Turkcell BGM Tesisleri (Mabet), kaliteli üretim için gereken modern atmosferi ve disiplini sağlayarak oyuncularımızın teknik donanımlarını dünya standartlarına çekmektedir. [09:29].
Milli Takım Kültürü: “Davet Değil, Tebliğ”
Milli takım, farklı kulüplerden gelen gençlerin “takım olabilmek” idealinde birleştiği yerdir. Bu kültürün temel taşı, ay-yıldızlı formaya bakış açımızdır:
“Milli takıma davet edilmez, tebliğ edilir.” [10:49].
Bu disiplin, oyuncunun karakterini inşa eden en güçlü unsurdur. Yoğun sezondan çıkıp tatil yapmak yerine burada olmanın bir “vatan görevi” olduğunu oyuncularımıza aşılıyoruz. [11:04].
Gerçek Başarı: Madalyadan Daha Ötesi
Asıl başarı stratejimiz, A Milli Takım (Senior National Team) seviyesine oyuncu ihraç edebilmektir. [08:24]. Bizimle geçirdikleri kısıtlı sürede onlara sadece taktik değil, profesyonel bir vizyon da öğretiyoruz.
Bir antrenör için en büyük madalya, oyuncusunun kariyer planlamasında gelip fikrini sormasıdır. [12:03]. Bu güven bağı, teknik başarıdan daha kalıcı bir mirastır. Bu süreçteki asıl paydaşlarımız ise oyuncuların asıl mimarları olan kulüp antrenörleri ve aileleridir. [12:37].
Sonuç: Geleceğe Bakış
2009 jenerasyonu, potansiyeliyle büyük bir umut vaat ediyor. Eğer bu yetenek havuzunu doğru oyun disiplini, yüksek tempo ve takımdaşlık ruhuyla harmanlayabilirsek, İstanbul’da kürsüye çıkmamız işten bile değildir. [14:15].
Tüm meslektaşlarıma şu soruyu bırakmak istiyorum:
“Kendi sisteminizde oyuncularınıza topu mu koşturuyorsunuz, yoksa yeteneklerini sadece topla mı sınırlandırıyorsunuz?”
Hasan Özmeriç
U17 Erkek Milli Takım Başantrenörü
Video Kaynağı: TÜBAD Tv – Koçlarla Evde Sohbet 148

